Bu içerikle, 1970’lerde Latin Amerika’daki muz işçilerinin neden kısır kaldığını ve bunun arkasındaki kimyasal gerçeği öğreneceksiniz.
Bugün sizlerle oldukça çarpıcı ve düşündürücü bir haberden söz etmek istiyorum. BBC’de karşıma çıkan ve Latin Amerika’da 1970’li yıllarda yaşanmış bir olayı konu alan bu haber, aslında sadece geçmişte kalmış bir trajediyi değil, aynı zamanda günümüz tarım politikaları ve küresel adalet sistemleri üzerine de derin bir sorgulamayı beraberinde getiriyor.
1970’li yıllarda Latin Amerika’daki muz tarlalarında çalışan on binlerce işçi, yıllar sonra neden çocuk sahibi olamadıklarını araştırmaya başlıyor. Başlarda bireysel sağlık sorunları gibi görünen bu durum, alınan tıbbi örneklerle birlikte toplu bir trajedinin ipuçlarını veriyor. Ortaya çıkan gerçek ise tüyler ürpertici: Muz tarlalarında yoğun şekilde kullanılan bir pestisit olan DBCP (di-bromokloropropan), çalışan erkekleri kısır bırakıyor.

Bu kimyasal madde, mikroskobik solucanları yok etmek için kullanılıyor; ancak insan sağlığına olan zararları o dönemde yapılan hayvan deneylerinde bile açıkça görülmüş: Sperm sayısında ciddi azalma ve testis atrofisi. Bu etkiler, insanlarda da benzer şekilde gözlemleniyor. Örneğin 1967 yılında muz çiftliklerinden birinde çalışan Bay Coba, iki evlilik yapmasına rağmen çocuk sahibi olamayınca tıbbi yardım istiyor. Ondan alınan sperm örneğiyle birlikte gerçekler ortaya dökülüyor. Ve bu sadece bireysel bir vaka değil; pek çok çalışan aynı sorunla karşı karşıya.
Peki, bu kadar açık ve tehlikeli bir madde nasıl oldu da yıllarca kullanılmaya devam edildi?
Bu sorunun yanıtı, büyük şirketlerin ve uluslararası politikaların karanlık yüzünde gizli. ABD merkezli dev meyve şirketi United Fruit Company’nin yönettiği tarlalarda kullanılan bu pestisit, ABD’de kısa sürede yasaklanıyor. Ancak aynı kimyasal, Latin Amerika’daki tarlalarda kullanılmaya devam ediyor. Bu durum açıkça gösteriyor ki bir ülkede yasaklanan bir kimyasalın başka ülkelerde hâlâ kullanılabiliyor olması, çifte standardın en somut örneğidir. Gelişmiş ülkeler kendi halkını korurken, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan işçilerin sağlığı göz ardı ediliyor.
Bu olay bize tarımda kullanılan kimyasalların sadece çevreye değil, doğrudan insan sağlığına da ne kadar büyük zararlar verebileceğini gösteriyor. Ve daha da önemlisi, ekonomik çıkarlar söz konusu olduğunda insan hayatının nasıl ikinci plana atılabildiğini… DBCP olayı, sadece bir tarım felaketi değil; aynı zamanda etik, insan hakları ve çevre sağlığı açısından da büyük bir skandal.
Bugün hâlâ birçok gelişmekte olan ülkede benzer kimyasalların kullanımına devam ediliyor. Şeffaf olmayan regülasyonlar, denetimsizlik ve çok uluslu şirketlerin baskısı bu tür trajedilerin yeniden yaşanmasına zemin hazırlıyor.
Bu haber bize sadece geçmişi değil, aynı zamanda geleceğimizi de sorgulatmalı. Tüketici olarak bizler ne yediğimizin, nasıl üretildiğinin farkında olmalı; şirketlerden ve hükümetlerden daha şeffaf ve sürdürülebilir tarım politikaları talep etmeliyiz.
Çünkü sağlıklı bir gelecek, ancak etik üretimle mümkün olabilir.
Simbians Platformu ile doğru ve güncel sağlık bilgisinin erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Tüm içerikler sadece sağlık profesyonelleri ve tıbbi yazarlar tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynaklar
Pesticide made us sterile, banana workers say. (2022, July 21). bbc.com: https://www.bbc.com/news/world-latin-america-62120058 adresinden alındı.