Bu içerikle, hayatta bazı şeylerin neden zorladıkça uzaklaştığını, alan açtıkça ise nasıl doğal biçimde yaklaştığını; bahçe–kelebek metaforu üzerinden daha sakin ve dengeli bir yaşam perspektifiyle öğreneceksiniz.
Hayatta bazen bir şeyleri çok isteriz.
Mutlu olmayı, başarılı görünmeyi, sevilmeyi, takdir edilmeyi…
İstedikçe de sanki daha çok koşmamız gerekiyormuş gibi hissederiz.
Oysa doğa bize bambaşka bir şey söyler:
Kelebeklerin peşinden koşma; çok güzel bir bahçe yarat. Kelebekler kendiliğinden gelir. Gelmezlerse de güzel bir bahçen olur.
Bu cümle, sadece motive edici bir söz değil. Hayata bakışımızı kökten değiştirebilecek kadar güçlü bir perspektif sunuyor.
Çünkü çoğumuz kelebeklerin peşinde öylesine koşuyoruz ki, altında durduğumuz toprağı fark etmiyoruz.
Neden Hep Kelebeklerin Peşindeyiz?
Günlük hayatımızda “kelebek” dediğimiz şeyler aslında çok tanıdık.
Bir hedef.
Bir sonuç.
Bir onay.
Bir başarı hikâyesi.
Daha iyi bir iş, daha görünür bir üretim, daha mutlu bir ilişki, daha “olmuş” bir hayat…
Ve bize sürekli şunu öğretiyorlar:
“İstiyorsan, daha çok dene. Olmuyorsa, yeterince zorlamamışsındır.”
Bu düşünce zamanla içimize yerleşiyor.
Koşuyoruz.
Yetişmeye çalışıyoruz.
Karşılaştırıyoruz.
Ve çoğu zaman yoruluyoruz.
Ama fark etmeden şunu atlıyoruz:
Kelebekler, kovalanınca gelmez.
Bahçe Ne Demek Aslında?
Bu sözdeki “bahçe”, sadece bir metafor değil; hayatın ta kendisi.
Bahçe; nasıl yaşadığın, neye alan açtığın ve kendinle nasıl ilişki kurduğunla ilgilidir.
Bahçeni oluşturan şeyler şunlardır.
-
Günlük ritmin
-
Kendine gösterdiğin şefkat
-
Zihninin neyle meşgul olduğu
-
Bedensel ve duygusal sınırların
-
Neyi büyütüp, neyi budadığın
Bahçe, dışarıdan görünen başarı değil; içeride sürdürülebilir olan düzendir.
Neden Bazı Hayatlar Daha “Çekici” Görünüyor?
Bazı insanlar vardır. Çok bağırmazlar. Sürekli bir şey kanıtlamaya çalışmazlar. Ama yanlarında olmak iyi hissettirir. İşleri de, ilişkileri de bir şekilde akıyordur.
Çünkü onlar kelebek kovalamaz.
Bahçeleriyle ilgilenirler.
Kendilerini tüketmeden üretirler.
Her şeye aynı anda yetişmeye çalışmazlar.
Kendileriyle temas hâlindedirler.
Bu hâl, zorlamadan bir çekim yaratır. Ve bu çekim, çoğu zaman sonuçları da beraberinde getirir.
Kelebekler Neden Gelmiyor Olabilir?
Bazen “Neden olmuyor?” diye sorarız.
Ama daha dürüst bir soru şudur:
“Ben nasıl bir alan sunuyorum?”
Sürekli yorgun, zihni dolu, aceleci ve kendine sert bir hayat…
Böyle bir yerde hiçbir şey uzun süre kalmaz. Ne insanlar, ne ilham, ne de mutluluk.
Kelebekler, gürültüde durmaz.
Kaosta konmaz.
Dinlenebilecekleri bir alan arar.
Bahçe Kurmak Sabır İster
Bahçe bir günde kurulmaz.
Toprak hazırlanır.
Zararlı otlar ayıklanır.
Sulama düzenli yapılır.
Hayatta da aynısı geçerlidir.
Her şeyi aynı anda düzeltmeye çalışmak yerine, küçük ama sürdürülebilir adımlar atmak gerekir.
Bazen bahçe kurmak şunlarla başlar.
-
Her şeye “evet” dememekle
-
Kendini başkalarıyla kıyaslamayı azaltmakla
-
Dinlenmeyi ertelememekle
-
Yavaşlamaya izin vermekle
Bunlar dışarıdan çok fark edilmez. Ama içeride büyük bir alan açar.
Ya Kelebekler Gelmezse?
İşte bu sözün en güçlü tarafı burada ortaya çıkar.
Gelmezlerse de güzel bir bahçen olur.
Yani hedef gerçekleşmese bile…
Beklediğin sonuç gelmese bile…
Hayal ettiğin takdir olmasa bile…
Sen yine de;
-
Daha sakin
-
Daha dengeli
-
Daha köklü
-
Daha kendinle uyumlu
bir hayat yaşıyorsundur.
Bu, “vazgeçmek” değildir.
Bu, sonucu merkeze koymadan yaşamayı seçmektir.
Kontrol Etme İhtiyacını Bırakmak
Kelebekleri kovalamak, aslında kontrol etme arzusudur.
Sonucu kontrol etmek isteriz.
Zamanlamayı kontrol etmek isteriz.
Başkalarının tepkisini kontrol etmek isteriz.
Bahçe bakışı şunu hatırlatır…
Kontrol edemediğin şeyler için kendini yorma.
Kontrol edebileceğin tek alan, kendi bahçendir.
Belki bugün kelebekleri düşünmeden sadece şunu sorabilirsin.
-
Hayatımda neyi büyütüyorum?
-
Neyi artık budamam gerekiyor?
-
Hangi alışkanlık toprağımı yoruyor?
Cevaplar bir anda gelmeyebilir.
Ama bahçe, böyle sorularla güzelleşir.
Kelebekler gelirse, ne güzel.
Gelmezse de…
Sen zaten yaşanabilir, nefes alan bir hayat kurmuş olursun.
Simbians Platformu ile doğru ve güncel verimlilik ve sağlık bilgisinin erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Tüm içerikler sadece sağlık profesyonelleri ve tıbbi yazarlar tarafından hazırlanmaktadır.

