Bu içerikle hayır demek ile stratejik evet demek arasındaki farkı, önceliklendirme yapma becerisinin neden kritik olduğunu ve ilişkileri zedelemeden sınır koymanın nasıl mümkün olduğunu öğreneceksiniz.
Günlük hayatta en sık zorlandığımız konulardan biri şudur.
Bir isteğe “hayır” mı demeliyim, yoksa “evet” mi?
Bir projeye davet edilirsiniz.
Bir toplantıya çağrılırsınız.
Bir iş birliği teklif edilir.
İlk refleks genellikle ya otomatik bir hayır ya da düşünmeden söylenmiş bir evet olur. Oysa asıl mesele kelimenin kendisi değildir. Mesele, o kelimenin arkasındaki bilinçtir.
Bu yazımda birlikte şu sorunun cevabını arayacağım.
Kişisel gelişim için hangisi daha güçlüdür: Hayır demek mi, evet demek mi?
Hayır Demek mi, Stratejik Evet Demek mi?
Hayır Demek: Sınır Koymanın İlk Adımı
Önce hayır demekten başlayalım.
Hayır demek çoğu insan için zordur. Özellikle yardım etmeyi seven, ilişkileri önemseyen, “iyi insan” olarak algılanmak isteyen kişiler için bu daha da zordur. Çünkü hayır demek çoğu zaman şu duyguları tetikler.
-
Suçluluk
-
Reddedici görünme korkusu
-
İlişkinin zarar göreceği endişesi
Oysa sağlıklı sınır koyma becerisi, güçlü bir karakter özelliğidir. Sürekli evet diyen biri, bir süre sonra kendi hayatını yönetemez hale gelir. Bu noktada zaman yönetimi, enerji yönetimi ve önceliklendirme yapma devreye girer.
Hayır demek bazen gereklidir.
Ama hayır demenin tonu ve şekli her şeyi değiştirir.
“Hayır, zamanım yok.”
Bu cümle nettir. Ama aynı zamanda keskindir. Karşı taraf için kapıyı kapatır. İlişkiyi sonlandırmasa bile soğutur.
Buradaki problem hayır kelimesi değil, iletişim biçimidir.
Evet Demek: Fırsat mı, Tükenmişlik mi?
Şimdi gelelim evet demeye.
Evet demek ilk bakışta olumlu bir davranış gibi görünür. Yardım etmek, katkı sunmak, iş birliği yapmak, projelere dahil olmak… Bunların hepsi gelişim için önemlidir.
Fakat kontrolsüz evet demek, zamanla şu sonuçları doğurur.
-
Aşırı iş yükü
-
Tükenmişlik
-
Kalitesiz performans
-
İlişkilerde gerilim
Burada kritik kavram şudur: Stratejik evet.
Stratejik evet, her şeye evet demek değildir.
Stratejik evet, doğru şeye doğru zamanda evet demektir.
Bir örnek düşünelim:
Bir projeye davet edildiniz. Takviminiz dolu. Enerjiniz sınırlı.
Seçenek 1: “Hayır, zamanım yok.”
Seçenek 2: “Destek olmak isterim. En verimli katkıyı sunabilmem için bunu bir ay sonra planlayabiliriz. Takvimi birlikte netleştirelim mi?”
İkinci cevap hem sınır koyar hem ilişkiyi korur.
Aynı anda hem profesyonel durur hem güven üretir.
İşte bu, ilişki yönetimi ve profesyonel iletişim becerisinin bir göstergesidir.
Asıl Sorun: Önceliklendirme Yapamamak
Hayır mı evet mi tartışmasının altında yatan asıl problem çoğu zaman şudur:
Önceliklendirme yapamamak.
Eğer ne istediğinizi bilmiyorsanız, hangi projelerin sizin vizyonunuza hizmet ettiğini netleştirmediyseniz, her teklif kafa karıştırıcı olur.
Önceliklendirme yapma becerisi şunları gerektirir.
-
Hedef netliği
-
Değerlerin farkında olma
-
Uzun vadeli düşünme
-
Enerji kapasitesini tanıma
Ne istediğini bilen biri için hayır demek de kolaydır, evet demek de.
Çünkü karar refleksle değil, tasarımla verilir.
Kişisel Gelişim Açısından Hangisi Daha Güçlü?
Kişisel gelişim perspektifinden bakarsak, gelişim genellikle konfor alanının biraz dışına çıktığımız yerde olur.
Sürekli hayır demek, güvenli bir alanda kalmayı sağlayabilir.
Sürekli evet demek ise kendini tüketmeye yol açabilir.
Peki denge nerede?
Denge şu soruda gizlidir.
Bu teklif benim uzun vadeli hedeflerime hizmet ediyor mu?
Eğer cevap evetse, o zaman stratejik bir evet gelişimi destekler.
Eğer cevap hayırsa, net ama saygılı bir hayır sizi korur.
Gelişim, kelimede değil; bilinçli seçimde başlar.
Evet Demenin Psikolojisi: Güven ve İlişki Sermayesi
Planlı bir evet şunları üretir.
-
Güven
-
Süreklilik
-
Profesyonel itibar
-
İlişki sermayesi
Birine “Şu an değil ama şu tarihte” dediğinizde aslında şunu söylersiniz:
“Seni önemsiyorum ama kaliteden ödün vermek istemiyorum.”
Bu yaklaşım özellikle iş dünyasında, akademide ve girişimcilik ekosisteminde güçlü bir konumlanma sağlar. Çünkü burada mesele sadece işi yapmak değil; işi doğru yapmak ve doğru zamanlamak.
Bu noktada zaman yönetimi, öncelik yönetimi ve etkili iletişim kavramları birlikte çalışır.
Hayır Demek mi, Evet Demek mi? Cevap: Tasarım
Soruyu tersinden soralım.
Gerçekten zamanınız mı yok?
Yoksa planınız mı yok?
Çoğu insan “zamanım yok” derken aslında şunu demektedir:
“Takvimimi bilinçli tasarlamadım.”
Eğer takviminizde stratejik boşluklar yoksa, her yeni teklif tehdit gibi görünür. Oysa bilinçli planlama yapan biri için teklifler fırsata dönüşür.
Bu yüzden mesele hayır ya da evet değildir.
Mesele, enerji ve zaman tasarımıdır.
Sağlıklı Sınır Koyma Nasıl Yapılır?
Sağlıklı sınır koyma için üç adım önerilebilir.
Durun ve değerlendirin.
Teklif sizin hedeflerinizle uyumlu mu?
Zaman perspektifi koyun.
Şimdi mi, sonra mı, hiç mi?
İletişimi açık kurun.
Net, saygılı ve planlı olun.
Örnek bir cümle;
Bu projeye ilgi duyuyorum. En iyi katkıyı sunabilmem için Mayıs ayını planlayabiliriz. Sizin için uygun olur mu?
Bu yaklaşım hem profesyonel hem güven vericidir.
Güç Kelimede Değil, Bilinçte
Hayır demek sizi korur.
Stratejik evet sizi büyütür.
Ama kontrolsüz hayır sizi fırsatlardan uzaklaştırabilir.
Kontrolsüz evet sizi tükenmişliğe götürebilir.
Gerçek güç şuradadır.
-
Ne istediğini bilmek
-
Önceliklerini netleştirmek
-
Enerjini tasarlamak
-
İlişkini bilinçli yönetmek
Son olarak kendinize şu soruyu sorun:
Bugün verdiğim cevap bir refleks mi, yoksa bilinçli bir seçim mi?
Eğer bilinçliyse, ister hayır deyin ister evet…
Zaten gelişiyorsunuz demektir.
Simbians Platformu ile doğru ve güncel verimlilik ve sağlık bilgisinin erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Tüm içerikler sadece sağlık profesyonelleri ve tıbbi yazarlar tarafından hazırlanmaktadır.

