Sunum yapmak çoğu girişimcinin düşündüğünden çok daha fazlasıdır. Çoğu kişi, PowerPoint slaytlarıyla dolu resmi bir anlatımın yeterli olacağını sanır. Oysa işin özünde mesele; vizyonunuzu, yolculuğunuzu ve işinizi neden sahiplendiğinizi etkili bir şekilde aktarmaktır.
Tam burada hikaye anlatımı devreye girer. Çünkü insanlar önce hikâyelere, sonra verilere bağlanır.
Gelin, bu yaklaşımı detaylıca ele alalım.
Girişim Sunumuna Hikaye Anlatımı Nasıl Dahil Edilir?
Neden Hikaye Anlatımı?
Bir yatırımcı ya da potansiyel iş ortağı karşınızda oturduğunda, onlarca girişimciyle görüşmüş, yüzlerce veri seti görmüş olabilir. Sizi farklı kılacak şey, sizin hikayenizdir.
Neden bu sorunu çözmek için yola çıktınız?
Hangi deneyim sizi bu noktaya getirdi?
Bu sorular sunumunuzun kalbini oluşturur. Veriler, elbette ki gereklidir; ama veriler sadece hikayeyi doğrular, asla onun yerine geçmez.
Hikayeyle Başlayın, Ardından Verileri Getirin
Birçok kurucu içgüdüsel olarak rakamlara yaslanır. Pazar büyüklüğü, müşteri sayıları, finansal projeksiyonlar…
Elbette bunlar önemlidir ama tek başına yeterli değildir. Çünkü rakamların duygusal bir yönü yoktur. İnsanların zihninde ve kalbinde iz bırakmak için kişisel anlatım şarttır.
- Sunumunuza “neden” ile başlayın.
- Hikayenizi, sonradan eklenen bir detay gibi değil; sunumun omurgası gibi yerleştirin.
- Verileri, hikayenizi güçlendiren kanıtlar olarak kullanın.
Kısa ve Öz Olun: 40 Saniye Kuralı
Bir sunumun en kritik kısmı ilk dakikadır. Çünkü izleyicinin dikkati sınırlıdır. Birçok kurucunun da deneyimlediği gibi, kişisel hikayenizi ve çözmek istediğiniz sorunu 40-45 saniye içinde anlatabilmelisiniz.
Bu, hem yatırımcıya hızlı bir bağ kurma imkânı verir hem de çözüme geçişi hızlandırır. Etkiyi erken göstermek, güvenilirliğinizi artırır.
- Sorunun özüne hızlıca ulaşın.
- İlk dakikada etki yaratacak metrikleri paylaşın.
- Zamanlamayı sıkı tutun, asla lafı dolandırmayın.
Sunumunuzu Konuşma Tarzında Yapın
Birçok girişimci sunum yaparken resmi, katı bir metin havasına giriyor. Bu da sunumu yapmacık ve soğuk hale getiriyor. Oysa en güçlü sunumlar, doğal bir sohbet havasında gerçekleşenlerdir.
- Sunumunuzu bir arkadaşınıza işinizi anlatır gibi düşünün.
- Slaytlara bağımlı kalmayın; vizyonunuzu serbestçe aktarabilin.
- Enerjinizi ve tutkunuzu yansıtın, çünkü yatırımcılar sadece fikre değil, size de yatırım yapar.
Zor Zamanlarda Hikayenin Gücü
Girişimcilik yolculuğu kolay değildir. Belirsizlikler, iniş çıkışlar, zorluklar kaçınılmazdır. İşte tam da bu noktada hikayeniz size güç verir. Çünkü sizi bu yola çıkaran neden, zor zamanlarda pes etmemenizi sağlar.
Yatırımcıların görmek istediği de budur.
Sadece fırsatı gören biri değil, aynı zamanda zorluklara rağmen ilerleyecek, misyonuna bağlı bir kurucu.
Kendinize aşağıdaki soruları sorun.
Hikayem, bu işi neden benim yapmam gerektiğini gösteriyor mu?
Hikayem, zor zamanlarda ayakta kalmamı sağlayacak kadar güçlü mü?
Girişimciler İçin Öneriler
- Hikayenizi netleştirin: Sizi bu sorunu çözmeye iten kişisel motivasyonu bulun.
- Veriyi doğru yerde kullanın: Hikayeyi kanıtlamak için verileri destekleyici unsur yapın.
- Kısa sürede bağ kurun: İlk dakikada kişisel bir an ve güçlü bir metrikle dinleyiciyi yakalayın.
- Doğal bir dil kullanın: Sunumunuzu bir diyalog gibi kurgulayın.
- Tutkunuzu gösterin: Ses tonunuz, beden diliniz ve enerjinizle vizyonunuza inandığınızı yansıtın.
- Zamanlamayı prova edin: 40 saniye kuralına uyduğunuzdan emin olun.
Hikayenizi hatırlayın.
Zor zamanlarda size yol gösterecek en büyük motivasyon budur.
Sunum yapmak, sadece fikir satmak değil; kendinizi ve hikayenizi ortaya koymaktır. Yatırımcılar ya da iş ortakları sadece sayılara bakmaz; vizyonu gerçekleştirecek kişiye bakar. Hikayeniz, hem sunumunuzu unutulmaz kılar hem de sizi girişimcilik yolculuğunda ayakta tutar.
Bir sonraki sunumunuzu hazırlarken şunu unutmayın.
İş fikriniz ne kadar parlak olursa olsun, onu parlatacak şey sizin hikayenizdir.
Simbians, verimliliğinizi artırırken iyi hissetmenizi ve iyi olmanızı sağlayan kişisel iyilik platformudur.