Girişimcilik dünyasında en sık karşılaşılan yanılgılardan biri, “işleri çok iyi yapmak” ile “doğru stratejiye sahip olmak” arasındaki farkın gözden kaçırılmasıdır. Harvard’dan Michael Porter’ın da vurguladığı gibi, işlemsel mükemmellik ile stratejik konumlandırma birbirinden tamamen farklı kavramlardır.
Ne yazık ki birçok girişimci, yalnızca mükemmel işleyen süreçlere, verimliliğe, hızlı teslimata ya da müşteri memnuniyetine odaklanarak strateji sahibi olduğunu düşünür. Oysa bunların hiçbiri tek başına strateji değildir. Bu noktada gelin birlikte bu yanılgının girişimcilere neler kaybettirdiğini, neden yaygın olduğunu ve nasıl aşılabileceğini inceleyelim.
İşlemsel Mükemmellik Mi, Stratejik Konumlandırma Mı?
İşlemsel Mükemmellik Nedir ve Neden Yeterli Değil?
Bir girişimci düşünün.
Ürünü zamanında teslim ediyor, müşteri hizmetlerinde hatasız ilerliyor, tüm süreçlerini otomatikleştirmiş, hatta rakiplerinden daha hızlı ve daha düzenli çalışıyor.
Peki, bu tablo size bir başarı hikâyesi gibi görünmüyor mu?
Görünüyor olabilir. Ancak işin gerçeği şudur.
Eğer rakiplerinizle aynı parkurda koşuyorsanız, ne kadar hızlı olursanız olun bir gün onlar da size yetişebilir. Çünkü aynı şeyi yapıyorsunuz. Aynı müşteri kitlesine, benzer ürünlerle, benzer hizmetlerle gidiyorsunuz.
İşlemsel mükemmellik, sizi rakiplerinizden ayırmaz; sadece oyunda kalmanızı sağlar. Strateji ise bambaşka bir şeydir. Farklı bir parkurda koşmaktır.
Strateji Nedir?
Strateji, rakiplerinizle aynı yerde değil, farklı bir zeminde varlık göstermenizi sağlar. Bu, belli bir müşteri grubuna, onların ihtiyaçlarını tam karşılayan özel bir değer önermekle mümkündür.
Örneğin; IKEA, mobilya sektöründe “ucuz ama şık, kendi monte edebileceğin ürünler” diyerek kendine bambaşka bir parkur açtı.
Tesla, otomotiv dünyasında yalnızca elektrikli araç yapmakla kalmadı; markasını teknoloji, sürdürülebilirlik ve lüksle birleştirerek fark yarattı.
Netflix, DVD kiralama şirketleriyle aynı kulvarda koşmadı; streaming hizmetini kurgulayarak yepyeni bir oyun kurdu.
Bu şirketler yalnızca “daha iyi” olmadı. Farklı oldular. İşte strateji tam olarak budur.
Girişimcilerin İşlemsel Mükemmellik İle İlgili Sık Düştüğü Yanılgılar
En iyisi olursam kazanırım.
Birçok girişimci, sektörde en hızlısı, en ucuzu ya da en kaliteli olanın kazanacağına inanır. Bu doğru gibi görünse de, aslında sürdürülebilir değildir. Çünkü “en iyisi” olmak geçicidir; rakipleriniz sizi yakalar.
Müşteri memnuniyetim yüksekse stratejim var demektir.
Müşteri memnuniyeti önemlidir ama tek başına strateji değildir. Herkes müşterisini memnun etmeye çalışır. Asıl mesele, hangi müşteriyi, hangi değerle memnun edeceğinizdir.
Daha fazla yatırım yaparsam öne geçerim.
Yatırım verimliliği artırır ama yanlış parkurda koşuyorsanız, milyarlarca yatırım da sizi farklı kılmaz.
Rakiplerimin önünde gitmek stratejidir.
Hayır. Rakiplerle aynı kulvarda hızlı koşmak strateji değildir. Strateji, farklı bir kulvarda koşmaktır.
Girişimciler Neden Bu Yanılgıya Düşülüyor?
Bunu üç madde de açıklayabilirim.
Psikolojik rahatlık: Girişimciler, ölçülebilir olanı sever. Daha hızlı teslimat, daha az hata, daha fazla müşteri memnuniyeti ölçülebilir olduğu için güvenli bir alandır.
Kısa vadeli başarı: İşlemsel mükemmellik kısa vadede parlatıcı sonuçlar verir. Ancak uzun vadede sizi farklı kılmaz.
Rekabet baskısı: Rakiplerinizi yakalamak ya da geçmek için sürekli aynı şeylere odaklanırsınız. Bu da sizi aynı parkurda hapseder.
Gerçekten Gerçekten Strateji Sahibi Olmanın Önemi
Bir girişimin stratejisi yoksa, işlevsel olarak çok güçlü olsa bile, eninde sonunda fiyat rekabetine sıkışır. Ve fiyat rekabeti girişimcinin ölüm çukurudur. Çünkü sürekli daha düşük maliyetle, daha düşük fiyatla hayatta kalmaya çalışırsınız.
Strateji ise size nefes alanı açar. Belirli bir müşteri grubuna, onların çok özel ihtiyaçlarına dokunursunuz. Bu da sizi hem farklı kılar hem de sürdürülebilir büyümenin yolunu açar.
Günümüzden örnekler vermek istiyorum.
Getir vs. Yemeksepeti: Getir, sadece yemek siparişi değil, market alışverişini de “10 dakikada kapında” diyerek yepyeni bir kulvar açtı. Stratejik farklılık işte budur.
Apple vs. PC Üreticileri: Apple, bilgisayar pazarında sadece “hızlı” ya da “güçlü” makineler yapmadı. Tasarım, ekosistem ve kullanıcı deneyimi üzerine kurduğu stratejiyle farklılaştı.
Spotify vs. CD Satıcıları: Spotify, müzik satın alma modelini değil, müziğe erişim modelini sattı. İşte strateji budur: farklı parkurda koşmak.
Girişimcilere bu konuda farklılaşmak için öneriler vermek istiyorum.
“Daha iyi” değil, “farklı” olun.
Sizi rakiplerinizden ayıran şeyin gerçekten farklı bir değer önerisi olduğundan emin olun.
Müşterinizi daraltın.
“Herkese hitap edeyim” tuzağına düşmeyin. Belirli bir müşteri grubuna odaklanın ve onların ihtiyaçlarını sizden başkasının karşılayamayacağı şekilde çözün.
Değer önerinizi netleştirin.
Stratejinizin merkezinde “müşteriye sunduğunuz farklı değer” olsun. Bu değer net değilse, stratejiniz yok demektir.
Sürekli verimlilik değil, sürekli farklılık arayın.
İşlemsel mükemmellik önemlidir ama stratejinizin üzerine inşa edilmelidir, onun yerine geçmemelidir.
Rakiplerinizi değil, müşterilerinizi izleyin.
Rakiplerle aynı parkurda koşmak yerine, müşterilerinizin henüz fark etmediği parkuru keşfedin.
Girişimcilik, yalnızca iyi iş yapmak değil, farklı bir değer yaratmak demektir. İşlemsel mükemmellik sizi ayakta tutar, ama strateji sizi ileri taşır. Rakiplerle aynı parkurda en hızlı koşan olmak yerine, farklı bir parkurda koşmayı seçin. Çünkü gerçek strateji, başkalarının kopyalayamayacağı bir yol açabilmektir.
Simbians, verimliliğinizi artırırken iyi hissetmenizi ve iyi olmanızı sağlayan kişisel iyilik platformudur.