Mutfaklarımızın en temel ve en hassas gıdalarından biri olan yumurta, doğru saklanmadığında besin değerini hızla yitirebilen, hatta sağlık riski oluşturabilen bir üründür. Çiftlikten sofraya gelen o taze lezzeti korumak, sadece yumurtayı satın almakla bitmez; onu evde nasıl muhafaza ettiğiniz de bir o kadar önemlidir. Özellikle doğal yöntemlerle üretilen köy yumurtaları söz konusu olduğunda, tazeliği korumak ve raf ömrünü uzatmak için uygulanması gereken altın kurallar vardır.
Yumurta Nasıl Saklanmalı?
Yumurta Alındıktan Sonra İlk Adım: Yıkamalı mı, Yıkamamalı mı?
Birçok kişinin düştüğü en büyük hata, yumurtaları buzdolabına koymadan önce yıkamaktır. Yumurta kabuğu, dışarıdan bakıldığında pürüzsüz görünse de aslında binlerce küçük gözenekten oluşur. Bu gözeneklerin üzerinde “kutikula” adı verilen doğal, koruyucu bir tabaka bulunur. Yumurtayı yıkadığınızda bu tabakayı yok edersiniz ve kabuk üzerindeki bakterilerin (özellikle Salmonella) gözeneklerden içeri sızmasına neden olursunuz. Bu yüzden yumurtalar asla yıkanmamalı, eğer üzerlerinde kir varsa kuru bir bez veya kağıt havluyla hafifçe silinmelidir.
Yumurta Dolapta mı, Dışarıda mı Durmalı?
Tüketicilerin en çok merak ettiği sorulardan biri de şudur: Yumurta dolapta bozulur mu yoksa oda sıcaklığında mı kalmalı? Aslında bu durumun cevabı, yumurtayı nereden aldığınıza göre değişir.
Marketlerde satılan ve üretim aşamasında endüstriyel olarak soğutulan yumurtaların mutlaka buzdolabında saklanması gerekir. Ancak doğrudan üreticiden gelen, henüz hiç soğutulmamış taze köy yumurtaları, serin ve güneş görmeyen bir ortamda (oda sıcaklığında) bir süre durabilir. Yine de Türkiye gibi sıcaklık değişimlerinin yoğun olduğu bir ülkede, en güvenli yöntem yumurtayı sabit bir sıcaklıkta, yani buzdolabında muhafaza etmektir. Çünkü sıcaklık dalgalanmaları yumurtanın iç yapısını bozar ve bozulma sürecini hızlandırır.
Buzdolabında Saklamanın Püf Noktaları
Eğer yumurtayı buzdolabında saklayacaksanız, şu detaylara dikkat etmeniz tazeliği haftalarca korumanıza yardımcı olur.
Kapak Kısmından Uzak Durun.
Buzdolaplarının kapak kısmında bulunan yumurtalık bölmeleri aslında en verimsiz yerlerdir. Kapak her açıldığında yumurtalar sıcak havaya maruz kalır. Sabit bir sıcaklık için yumurtaları dolabın en iç ve en soğuk raflarında saklamalısınız.
Kendi Kartonunda Saklayın.
Yumurtayı kendi karton kutusunda saklamak iki açıdan faydalıdır: Birincisi, kabuk gözenekli olduğu için dolaptaki diğer kokulu gıdaların (soğan, peynir vb.) kokusunun yumurtaya sinmesini engeller. İkincisi ise yumurtanın kırılma riskini azaltır.
Sivri Uç Aşağıda Olsun.
Yumurtaları kolilerine yerleştirirken sivri kısımlarının aşağıya gelmesine özen gösterin. Bu yöntem, yumurta içindeki hava boşluğunun yukarıda kalmasını sağlayarak sarının merkezde durmasına ve daha uzun süre taze kalmasına yardımcı olur.
Yumurtanın Bozulup Bozulmadığını Nasıl Anlarız?
Saklama koşullarına ne kadar dikkat etseniz de, bazen yumurtanın tazeliğinden şüphe duyabilirsiniz. En basit yöntem “su testi”dir. Bir kaba su doldurun ve yumurtayı içine bırakın. Eğer yumurta dibe çöküp yatay duruyorsa çok tazedir. Eğer dik duruyorsa tazeliğini yitirmeye başlamıştır ama tüketilebilir. Eğer suyun yüzeyine çıkıyorsa, o yumurta bayatlamıştır ve kesinlikle tüketilmemelidir.
Yumurtanın Raf Ömrü Ne Kadardır?
Doğru saklanan bir yumurta, buzdolabında yaklaşık 4 ila 5 hafta boyunca tazeliğini koruyabilir. Ancak haşlanmış bir yumurtanın ömrü çok daha kısadır. Kabuğu soyulmuş veya soyulmamış fark etmeksizin, haşlanmış yumurtalar buzdolabında en fazla 1 hafta bekletilmelidir.
Yumurtanın kalitesi kadar, onu nasıl sakladığınız da sağlığınız için kritiktir. Özellikle katkısız ve doğal köy yumurtaları tüketmeyi tercih ediyorsanız, bu taze ürünleri buzdolabının iç raflarında, yıkamadan ve kendi kutusunda saklayarak besin değerlerini maksimum seviyede tutabilirsiniz.
Unutmayın, doğru saklama yöntemleri sadece israfı önlemekle kalmaz, aynı zamanda mutfağınızdaki gıda güvenliğini de en üst düzeye çıkarır. Bir sonraki alışverişinizde taze yumurtalarınızı dolaba yerleştirirken bu basit ama etkili kuralları uygulamayın.


[…] yemek sonrası gelen duygusal çöküntüdür. Çünkü fiziksel ihtiyaçlar değil, duygular beslenmiştir. Bu nedenle kişi doyduğunu hissetse bile, tatmin […]
[…] ani yemek isteklerinin arkasında sadece “canınızın çekmesi” değil, bağırsaklarınızda yaşayan […]
[…] tarzı beslenme, hareketsiz yaşamın artması ile birlikte insülin direnci görülme sıklığı Dünyada ve […]