Bu içerikle kadınların erkeklerden neden daha fazla üşüdüğünü, bu yaygın farkın arkasındaki fizyolojik, hormonal ve evrimsel nedenleri öğreneceksiniz.
Bazı kadınlar için kışın gelmesine bile gerek yoktur; klima bir tık yükselse eller buz keser, ayaklar soğur, battaniye olmazsa uykuya dalmak zorlaşır. Erkekler ise aynı ortamda tişörtle bile rahat edebilir. Bu durum çoğu ilişkide gündelik bir espri konusu olsa da, aslında arkasında oldukça ilginç fizyolojik gerçekler yatar.
Kadınların erkeklerden daha fazla üşümesi bir “hassasiyet” meselesi değildir; biyolojik olarak belirlenen, evrimsel kökenleri olan ve metabolik süreçlerle açıklanan bilimsel bir durumdur. Gelin bunu detaylarıyla inceleyelim.
Kadınlar Erkeklerden Neden Daha Fazla Üşür?
Kas Kütlesi: Vücudun Doğal Kaloriferi
Isı üretiminin en büyük kaynağı kaslarımızdır. İnsan vücudunda “termogenez” adı verilen ısı üretme süreci büyük ölçüde kasların çalışmasıyla gerçekleşir. Erkeklerde ortalama olarak kadınlara göre daha yüksek kas kütlesi bulunur. Bu fark;
-
Dinlenme hâlinde bile daha fazla kalori yakmaları,
-
Daha çok ısı üretmeleri,
-
Daha yüksek bazal metabolizma hızına sahip olmaları anlamına gelir.
Kadınların kas kütlesi doğal olarak daha düşük olduğu için, vücutları aynı ortamda erkeklere göre daha az iç ısı üretir. Bu da üşüme hissinin daha kolay ortaya çıkmasına neden olur.
Metabolizma Hızı: Kadınlar Daha Tasarruflu Çalışır
Kadın vücudu biyolojik olarak “enerji koruma” odaklı çalışır. Özellikle üreme sağlığı açısından vücudun enerji dengesini daha hassas bir biçimde koruması gerekir. Bu nedenle kadınların metabolizma hızı erkeklere göre ortalama %10 daha düşüktür.
Bu düşük metabolik hız aşağıdaki sonuçları doğurur.
-
Dinlenme sırasında daha az kalori yakılır,
-
İç organlar daha az ısı üretir,
-
Dış çevredeki soğuk daha fazla hissedilir.
Yani kadınların metabolizması, erkeklere kıyasla daha “ekonomik modda” çalışır ve bu da soğuğa karşı daha duyarlı olmalarına yol açar.
Yağ Dağılımı Farkı: Yalıtım Var Ama Isı Yok
Pek çok kişi kadınların daha fazla vücut yağı taşıdığını ve bunun üşümeyi engellemesi gerektiğini düşünür. Ancak işin aslı biraz daha farklıdır.
Kadınlarda yağ oranı erkeklere göre daha yüksek olsa da;
-
Bu yağ kas gibi ısı üretmez,
-
Deri altındaki yağ tabakası, ısının yüzeye ulaşmasını engelleyebilir,
-
Vücudun çekirdek sıcaklığını korumaya öncelik verir.
Yani kadınlarda yağ tabakası dış çevreyi değil, iç organları koruyan bir yalıtım görevi görür. Bu nedenle eller, ayaklar ve yüz gibi periferik bölgeler daha çabuk soğur.
Kan Dolaşımı: Kadın Bedeni Merkez Odaklı Çalışır
Kadınlarda kan dolaşımı, erkeklere göre farklı bir öncelik düzenine sahiptir. Kadın vücudu sıcaklığı en kritik organlarda tutmayı amaçlar. Bu nedenle;
-
Kan akışı organların olduğu bölgeye yönlendirilir,
-
El ve ayaklara yeterince sıcak kan gitmez,
-
Bu bölgeler daha soğuk hissedilir.
Bu fizyolojik düzen tamamen koruyucu bir mekanizmadır; üreme organlarının sıcaklık dengesini korumak bir önceliktir. Bunun bir yan etkisi olarak kadınlar özellikle elleri ve ayakları daha çabuk üşür.
Hormonlar: Östrojenin Soğuk Yanı
Hormonlar da sıcaklık algısında büyük rol oynar. Özellikle östrojen, kan damarlarını etkileyerek soğuk hissini artırabilir. Östrojen seviyeleri;
-
Adet döngüsünde,
-
Hamilelikte,
-
Menopoz öncesi–sonrasında sıkça değiştiği için, kadınlarda sıcaklık algısı da dalgalanabilir.
Östrojen damarları biraz daraltabilir. Bu, periferik bölgelere daha az kan gitmesi anlamına gelir; bu nedenle özellikle döngünün belirli dönemlerinde kadınlar daha çok üşür.
Evrimsel Bir Kalıntı: Vücudu ve Nesli Koruma
Evrimsel biyoloji, kadınların soğuk hassasiyetini şöyle açıklar.
Kadın bedeni, tarih boyunca üreme sağlığını korumak için iç sıcaklığını çok daha dikkatli yönetmek zorunda kalmıştır.
Bu nedenle vücut, önemli organları sıcak tutmayı, periferi (eller–ayaklar) sıcaklığından daha öncelikli görür. Modern yaşamda bu fark daha görünür hâle gelir; çünkü artık herkes aynı ofiste, aynı evde, aynı odada yaşıyor — dolayısıyla kadınlar kendilerini daha sık “üşüyen taraf” olarak buluyor.
Duyarlılık Seviyesi: Kadınlar Soğuğu Daha Keskin Hisseder
Sinir sistemi düzeyinde yapılan çalışmalar, kadınların sıcaklık değişimlerine erkeklere göre daha hassas olduğunu gösteriyor. Bu, bir “abartma” değil, biyolojik bir gerçek.
Kadınlar sadece daha çabuk üşümekle kalmıyor, vücuttaki soğuk hissini daha yoğun deneyimliyorlar. Bu da günlük yaşamda soğuğa karşı daha fazla tepki vermelerine yol açıyor.
Kadınların erkeklerden daha fazla üşümesi tamamen normal, fizyolojik ve bilimsel olarak açıklanabilir bir durumdur. Bu fark; metabolizma, kas kütlesi, hormonlar ve evrimsel biyoloji tarafından belirlenmiş bir sonuçtur.
Bir kadın “ben çok üşüyorum” dediğinde, aslında vücudu kendi doğal ayarlarında çalışıyordur. Soğuk olmayan bir ortamı soğuk hissetmesi bir şikayet değil, bir biyolojik gerçekliktir.
Bu nedenle kadın–erkek arasındaki “ben üşüyorum / ben üşümüyorum” tartışması aslında doğanın küçük ama sevimli bir tasarım ayrıntısıdır.
Ve belki de ilişkilerdeki en tatlı dengeyi sağlar. Birinin battaniyeye ihtiyacı varken, diğerinin sarılmaya ihtiyacı olur.
Simbians Platformu ile doğru ve güncel sağlık bilgisinin erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Tüm içerikler sadece sağlık profesyonelleri ve tıbbi yazarlar tarafından hazırlanmaktadır.

