Bu içerikle glomerülonefritin ne olduğunu, nasıl geliştiğini, akut ve kronik türleri arasındaki farkları, çocukluk çağındaki önemini ve böbrek sağlığı üzerindeki etkilerini öğreneceksiniz.
Böbrekler, vücudun adeta sessiz çalışan arıtma tesisleri gibidir. Gün boyunca kanı süzer, zararlı maddeleri uzaklaştırır ve yaşam için gerekli dengeleri korur. Bu süzme işleminin merkezinde ise glomerüller yer alır. İşte glomerülonefrit, tam da bu hayati filtre birimlerinin iltihaplanmasıyla ortaya çıkan önemli bir böbrek hastalığıdır.
Glomerülonefrit, yalnızca bir böbrek rahatsızlığı değildir; bağışıklık sistemi, geçirilen enfeksiyonlar ve vücudun verdiği immün yanıtlarla yakından ilişkilidir. Özellikle çocukluk çağında görülmesi, hastalığın hem klinik hem de duygusal yönünü daha da önemli hale getirir.
Glomerülonefrit Nedir?
Glomerülonefrit, böbrek glomerüllerinin inflamatuvar (iltihaplı) hastalığı olarak tanımlanır. Glomerüller, nefron adı verilen böbreğin en küçük fonksiyonel birimlerinin başlangıç kısmında yer alır ve kanın süzülmesinden sorumludur. Bu bölgede gelişen iltihaplanma, böbreğin filtreleme işlevini doğrudan etkiler.
Bu süreçte;
-
Kanın süzülmesi bozulur.
-
Protein ve eritrositler idrara geçebilir.
-
Sıvı ve elektrolit dengesi etkilenir.
Zamanında fark edilmezse bu durum geçici olmaktan çıkıp kalıcı böbrek hasarına ilerleyebilir.

Glomerülonefrit Neden Daha Çok Çocuklarda Görülür?
Glomerülonefrit en sık 3–10 yaş arası çocuklarda görülür. Bunun en önemli nedeni, çocukluk çağında üst solunum yolu enfeksiyonlarının sık geçirilmesi ve bağışıklık sisteminin bu enfeksiyonlara verdiği yanıtın bazen böbrekleri de hedef alabilmesidir.
Özellikle;
-
A grubu beta hemolitik streptokoklara bağlı
-
Tonsilit
-
Farenjit
-
Larenjit
-
gibi enfeksiyonlardan 2–3 hafta sonra, bazı çocuklarda bağışıklık sistemi antijen–antikor kompleksleri oluşturur. Bu immün kompleksler glomerüllerde birikir ve iltihabi süreç başlar.
Bu nedenle glomerülonefrit, klasik olarak immün kompleks aracılı bir hastalık olarak kabul edilir.
Glomerülonefrit Türleri Nelerdir?
Glomerülonefrit klinik seyir ve hastalığın süresine göre akut ve kronik olmak üzere iki ana grupta ele alınır. Bu ayrım, hem izlem hem de prognoz açısından oldukça önemlidir.
Akut Glomerülonefrit
Akut glomerülonefrit, ani başlangıçlı ve çoğu zaman enfeksiyon sonrası gelişen bir tablodur. En sık çocukluk çağında görülür ve genellikle streptokok enfeksiyonlarını takiben ortaya çıkar.
Akut glomerülonefritte;
-
İdrar rengi koyulaşabilir (çay veya kola rengi)
-
Göz kapaklarında ve yüzde şişlik fark edilebilir
-
İdrar miktarında azalma görülebilir
-
Kan basıncı yükselebilir
-
Halsizlik ve baş ağrısı eşlik edebilir
Akut glomerülonefrit çoğu vakada uygun izlem ve destek tedavisiyle tamamen iyileşebilir. Bu nedenle erken tanı son derece önemlidir.
Kronik Glomerülonefrit
Kronik glomerülonefrit ise daha sinsi ve yavaş ilerleyen bir süreçtir. Akut dönemin fark edilmemesi, yetersiz izlenmesi ya da tekrarlayan inflamasyonlar sonucunda gelişebilir.
Kronik süreçte;
-
Belirtiler uzun süre hafif veya fark edilmeyecek düzeyde olabilir.
-
Yıllar içinde glomerüllerde kalıcı hasar gelişir.
-
Böbrek fonksiyonları giderek azalır.
İleri evrelerde;
-
Kalıcı hipertansiyon
-
Proteinüri
-
Anemi
-
Kronik böbrek yetmezliği
ortaya çıkabilir.
Bu yönüyle kronik glomerülonefrit, çoğu zaman geç fark edilen ama etkisi büyük bir hastalık olarak karşımıza çıkar.
Glomerülonefritte Nefron ve Glomerülün Önemi
Böbreğin temel yapı taşı olan nefron, idrar oluşumunun merkezindedir. Glomerülonefritte özellikle nefronun glomerül kısmı etkilenir. Bu durum, yalnızca böbreği değil; tüm vücut dengesini ilgilendirir.
Küçük bir glomerüler hasar bile;
-
Sıvı dengesini
-
Elektrolitleri
-
Kan basıncını
etkileyebilir. Bu nedenle glomerülonefrit, lokal bir hastalık gibi görünse de sistemik sonuçlar doğurabilir.
Neden Glomerülonefrit Hafife Alınmamalıdır?
Glomerülonefrit erken dönemde fark edildiğinde ve düzenli izlendiğinde çoğu zaman kontrol altına alınabilir. Ancak gözden kaçtığında;
-
Kalıcı böbrek hasarı
-
Uzun vadede diyaliz gereksinimi
-
Yaşam kalitesinde belirgin düşüş
gibi sonuçlara yol açabilir.
Özellikle çocuklarda geçirilen boğaz enfeksiyonlarından sonra ortaya çıkan idrarda renk değişikliği, şişlik veya halsizlik mutlaka ciddiye alınmalıdır.
Glomerülonefrit; çoğu zaman masum görünen bir enfeksiyonun ardından gelişebilen, ancak böbreğin en hayati yapılarını etkileyen önemli bir hastalıktır. Akut ve kronik formlarıyla farklı seyirler gösterebilir; fakat her iki durumda da erken farkındalık ve düzenli takip böbrek sağlığını korumanın anahtarıdır.
**
Glomerülonefrit İle İlgili Diğer Yazılar
Glomerülonefrit Nedir? Akut ve Kronik Türleriyle Böbrek Glomerül Hastalığı
Akut Glomerülonefrit Nedir? Boğaz Enfeksiyonundan Sonra Böbreklerde Ne Olur?
Kronik Glomerülonefrit Nedir? Sessiz İlerleyen Böbrek Hasarı ve Böbrek Yetmezliği Riski
**
Simbians Platformu ile doğru ve güncel verimlilik ve sağlık bilgisinin erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Tüm içerikler sadece sağlık profesyonelleri ve tıbbi yazarlar tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynaklar
Akpolat, T. (2019). Glomerülonefritler: Klinik özellikler ve tanısal yaklaşım. Türkiye Klinikleri Nefroloji Özel Sayısı, 12(1), 15–22.
Süleymanlar, G., Ateş, K., & Seyahi, N. (2017). Türkiye’de böbrek hastalıklarının epidemiyolojisi ve glomerüler hastalıklar. Türk Nefroloji Diyaliz ve Transplantasyon Dergisi, 26(2), 154–160.

