Bu içerikle, akut böbrek yetmezliğinde en sık görülen ve yaşamı tehdit eden komplikasyonları, hiperkalemi, metabolik asidoz, sıvı volüm fazlalığı ve üreminin nedenlerini, vücutta nasıl bir zincirleme etki oluşturduklarını ve neden erken müdahalenin hayati önem taşıdığını ayrıntılı biçimde öğreneceksiniz.
Akut böbrek yetmezliği (ABY), yalnızca böbreklerin süzme işlevinin bozulduğu bir durum değildir. Bu bozulma, kısa sürede vücudun iç dengesini altüst eden ve yaşamı tehdit edebilen ciddi komplikasyonlara yol açar. Bu komplikasyonlar genellikle birlikte ortaya çıkar ve biri diğerini ağırlaştırabilir.
Akut böbrek yetmezliğinde en sık görülen komplikasyonlar şunlardır.
-
Hiperkalemi
-
Metabolik asidoz
-
Sıvı volüm fazlalığı
-
Üremi
Bu komplikasyonların erken fark edilmesi ve doğru şekilde yönetilmesi, mortaliteyi belirgin biçimde azaltır. Şimdi bu komplikasyonların her birini nedenleriyle birlikte ayrıntılı olarak ele alalım.
Akut Böbrek Yetmezliğinde Komplikasyonları
Hiperkalemi: Akut Böbrek Yetmezliğinin En Tehlikeli Komplikasyonu
Hiperkalemi, kanda potasyum düzeyinin yükselmesi anlamına gelir ve akut böbrek yetmezliğinde en sık görülen, aynı zamanda en ölümcül komplikasyonlardan biridir.
Hiperkalemi Neden Gelişir?
Normal koşullarda böbrekler, vücuttaki fazla potasyumu idrar yoluyla uzaklaştırır. Ancak akut böbrek yetmezliğinde;
-
Böbreklerin potasyumu atma kapasitesi ciddi şekilde azalır.
-
Potasyum vücutta birikmeye başlar.
Bu durum, potasyum dengesinin hızla bozulmasına neden olur. Ayrıca hücre içi–hücre dışı denge de etkilenir. Metabolik asidoz geliştiğinde hidrojen iyonları hücre içine girerken potasyum hücre dışına çıkar ve bu da hiperkalemiyi daha da ağırlaştırır.
Hiperkalemi Neden Yaşamı Tehdit Eder?
Potasyum, kalp kasının elektriksel iletiminde kritik bir role sahiptir. Kandaki potasyum düzeyinin yükselmesi;
-
Kalp kası hücrelerinin uyarılabilirliğini bozar.
-
Kardiyak iletim sistemini etkiler.
Sonuçta kardiyak ritim bozuklukları ortaya çıkar. Bu ritim bozuklukları ani gelişebilir ve müdahale edilmezse ölümcül olabilir. Bu nedenle hiperkalemi, akut böbrek yetmezliğinde en acil müdahale gerektiren komplikasyon olarak kabul edilir.
Metabolik Asidoz: Asit–Baz Dengesinin Bozulması
Metabolik asidoz, vücutta asit yükünün artması ve bunun yeterince atılamaması sonucu gelişir. Akut böbrek yetmezliğinde bu durum oldukça sık görülür.
Metabolik Asidoz Neden Gelişir?
Sağlıklı böbrekler;
-
Metabolizmanın asidik ürünlerini uzaklaştırır.
-
Hidrojen iyonlarının atılımı için gerekli mekanizmaları çalıştırır.
Akut böbrek yetmezliğinde ise;
-
Böbrekler asit ürünlerini yeterince atamaz.
-
Hidrojen iyonları vücutta birikir.
-
Serum bikarbonat düzeyi düşer.
Bu süreç sonucunda metabolik asidoz gelişir.
Metabolik Asidozun Klinik Yansıması
Metabolik asidoz geliştiğinde vücut bu durumu telafi etmeye çalışır. En belirgin telafi mekanizması solunum sistemi üzerinden gerçekleşir. Hasta;
-
Derin ve hızlı soluma şeklinde tanımlanan Kussmaul solunumu sergiler.
Bu solunum paterni, vücuttan daha fazla karbondioksit atarak asit yükünü azaltma çabasının bir sonucudur. Metabolik asidoz derinleştikçe, diğer komplikasyonlar da ağırlaşabilir ve özellikle hiperkalemi ile birlikte olduğunda tablo daha tehlikeli hale gelir.
Sıvı Volüm Fazlalığı: Sessiz Ama Yıkıcı Bir Komplikasyon
Sıvı volüm fazlalığı, akut böbrek yetmezliğinde sık görülen ancak başlangıçta fark edilmesi zor olan bir komplikasyondur.
Sıvı Volüm Fazlalığı Neden Gelişir?
Akut böbrek yetmezliğinde;
-
Böbrekler yeterli miktarda idrar oluşturamaz.
-
Alınan sıvı vücuttan atılamaz.
-
Sıvı vücutta birikmeye başlar.
Bu birikim yavaş ilerleyebilir ve hasta 2–5 kg sıvı fazlalığı gelişene kadar belirgin yakınma göstermeyebilir.
Sıvı Volüm Fazlalığının Etkileri
Vücutta biriken fazla sıvı;
-
Dolaşım sistemine ek yük bindirir.
-
Kalp ve akciğer fonksiyonlarını zorlar.
Sonuçta;
-
Pulmoner ödem
-
Konjestif kalp yetmezliği
-
Hipertansiyon
gibi ciddi tablolar gelişebilir. Sıvı volüm fazlalığı, diğer komplikasyonlarla birleştiğinde hastanın genel durumunu hızla kötüleştirebilir.
Üremi: Metabolik Atıkların Birikimi
Üremi, böbreklerin metabolik atıkları yeterince uzaklaştıramaması sonucu üre ve diğer toksik maddelerin kanda birikmesi durumudur.
Üremi Neden Gelişir?
Akut böbrek yetmezliğinde;
-
Glomerüler filtrasyon hızı düşer.
-
Üre gibi azotlu atıklar süzülemez.
-
Kanda birikmeye başlar.
Bu birikim yalnızca laboratuvar değerlerini değil, tüm vücut sistemlerini etkiler.
Üreminin Sistemik Etkileri
Üremi;
-
Sindirim sistemini etkileyerek bulantı ve kusmaya yol açabilir
-
Deri, sinir sistemi ve kardiyovasküler sistem üzerinde toksik etki oluşturur
-
Genel halsizlik ve bilinç değişikliklerine neden olabilir
Üremi derinleştikçe hastanın yaşam kalitesi hızla düşer ve diğer komplikasyonların etkisi daha belirgin hale gelir.
Komplikasyonlar Birlikte Neden Daha Tehlikelidir?
Akut böbrek yetmezliğinde bu komplikasyonlar çoğu zaman tek başına değil, birlikte ortaya çıkar. Örneğin;
-
Metabolik asidoz hiperkalemiyi ağırlaştırır.
-
Sıvı volüm fazlalığı kalp üzerindeki yükü artırır.
-
Üremi tüm sistemlerin direncini düşürür.
Bu nedenle komplikasyonlar birbirini besleyen bir döngü oluşturur.
Akut böbrek yetmezliğinde hiperkalemi, metabolik asidoz, sıvı volüm fazlalığı ve üremi; hastalığın seyrini belirleyen temel komplikasyonlardır. Özellikle hiperkalemi, kardiyak ritim bozukluklarına yol açabildiği için doğrudan yaşamı tehdit eder. Metabolik asidozun solunum sistemi üzerindeki etkileri ve sıvı volüm fazlalığının kalp–akciğer yükü, süreci daha da ağırlaştırır.
Bu komplikasyonların erken tanınması ve etkin yönetimi, akut böbrek yetmezliğinde mortaliteyi belirgin biçimde azaltan en önemli faktörlerden biridir.
Simbians Platformu ile doğru ve güncel verimlilik ve sağlık bilgisinin erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Tüm içerikler sadece sağlık profesyonelleri ve tıbbi yazarlar tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynaklar
Türk Nefroloji Derneği. (2020). Akut böbrek hasarı tanı ve tedavi kılavuzu. İstanbul: Türk Nefroloji Derneği Yayınları.
Özdemir, F. N., & Sezer, S. (2018). Akut böbrek yetmezliği. İçinde S. Süleymanlar & A. Ateş (Ed.), Nefroloji (ss. 423–440). Ankara: Güneş Tıp Kitabevleri.

