Bu içerikle, DSM-5’e göre majör depresyonun belirtilerini, bu belirtilerin günlük hayatta nasıl ortaya çıktığını ve ne zaman profesyonel destek alınması gerektiğini öğreneceksiniz.
Depresyon, çoğu zaman dışarıdan bakıldığında anlaşılması zor bir ruhsal durumdur. “Keyifsizlik”, “isteksizlik” ya da “moral bozukluğu” gibi kelimelerle geçiştirilebilir. Oysa majör depresyon, kişinin düşüncelerini, duygularını, bedenini ve yaşamla kurduğu bağı derinden etkileyen ciddi ve çok boyutlu bir ruh sağlığı durumudur.
Bu yazımda, DSM-5 (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı)’te yer alan Majör Depresif Bozukluk tanı ölçütlerini;
-
teknik terimlere boğmadan,
-
günlük yaşam örnekleriyle,
-
empatik ve açıklayıcı bir dille
ele alacağım.
Bu içerik tanı koymak için değil, fark etmek, anlamak ve gerektiğinde yardım aramak için yazdım.
Majör Depresyon Nedir?
Neden “Sadece Üzgün Olmak” Değildir?
Hepimiz zaman zaman üzülürüz, yoruluruz, hayattan keyif alamadığımız günler olur. Ancak majör depresyon, geçici bir ruh hali değildir.
Majör depresyon;
-
en az iki hafta süren,
-
kişinin günlük işlevlerini belirgin şekilde bozan,
-
zihinsel, duygusal ve fiziksel belirtilerin birlikte görüldüğü
bir ruhsal bozukluktur.
Depresyon yaşayan kişi çoğu zaman şunu söyler…
Üzgünüm demek yetmiyor. İçimde bir ağırlık var. Her şey anlamını yitirmiş gibi.
DSM-5 Majör Depresyon Tanı Mantığı Nasıl Çalışır?
DSM-5’e göre majör depresyon tanısı için;
-
9 ana belirtiden en az 5’i,
-
en az 2 hafta boyunca,
-
neredeyse her gün görülmelidir.
Ve bu belirtilerden en az biri mutlaka şu iki maddeden biri olmalıdır.
-
Depresif duygu durum
-
İlgi veya zevk kaybı (anhedoni)
Şimdi bu belirtileri tek tek, hayatta nasıl göründükleriyle birlikte ele alalım.
DSM-5’e Göre Majör Depresyon Belirtileri
Depresif Duygu Durum: Sürekli Bir Çöküklük Hali
Depresyon denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk gelen budur. Ancak bu duygu her zaman “ağlama” şeklinde olmaz.
Depresif duygu durum;
-
Günün büyük bölümünde süren bir çökkünlük,
-
Boşluk hissi,
-
Umutsuzluk,
-
“İçim sıkılıyor ama nedenini bilmiyorum” hali
olarak yaşanabilir.
Bazı kişiler bunu açıkça ifade ederken, bazılarında bu durum dışarıdan fark edilir.
-
Yüz ifadesi donuktur
-
Konuşma isteği azalmıştır
-
Gülme, heyecanlanma zorlaşmıştır
Bu durum neredeyse her gün yaşanıyorsa, basit bir moral bozukluğundan söz etmek zordur.
İlgi ve Zevk Kaybı (Anhedoni): Hayatla Bağın Zayıflaması
Depresyonun en ayırt edici belirtilerinden biri anhedoni, yani zevk alamama durumudur.
Eskiden keyif veren şeyler artık anlamını yitirir.
-
Sevilen diziler izlenmez.
-
Arkadaş buluşmaları ertelenir.
-
Hobiler bırakılır.
-
Sosyal ilişkiler zorlayıcı hale gelir.
Kişi şunu söyleyebilir…
İstemiyorum değil… Hiçbir şey hissetmiyorum.
Bu belirti, depresyonun sadece bir duygu durumu değil, yaşam enerjisi kaybı olduğunu gösterir.
İştah ve Kilo Değişiklikleri: Beden de Etkilenir
Depresyon yalnızca zihinsel bir durum değildir; beden de bu sürecin içindedir.
DSM-5’e göre;
-
Diyet yapılmadığı halde kilo kaybı veya kilo alımı
-
İştahın belirgin şekilde azalması ya da artması
depresyon belirtisi olabilir.
Bazı kişiler iştahını tamamen kaybederken, bazıları duygusal boşluğu yemekle doldurmaya çalışır. Her iki durum da bedenin stres ve duygu durumuna verdiği bir tepkidir.
Uyku Bozuklukları: Dinlenememek
Depresyon yaşayan birçok kişi uyku sorunlarından yakınır.
-
Uykusuzluk (insomnia)
-
Uykuya dalamama
-
Gece sık uyanma
-
Sabah çok erken uyanıp tekrar uyuyamama
-
-
Aşırı uyuma (hipersomni)
-
Uzun süre uyuma
-
Uyandıktan sonra bile dinlenmiş hissetmeme
-
Uyku bozuklukları, depresyonun hem bir belirtisi hem de süreci derinleştiren bir faktördür.
Psikomotor Değişiklikler: Yavaşlamak ya da Huzursuzlaşmak
Bu belirti genellikle kişinin kendisinden çok çevresi tarafından fark edilir.
İki şekilde ortaya çıkabilir.
Psikomotor Yavaşlama
-
Hareketlerde ağırlaşma
-
Konuşmanın yavaşlaması
-
Günlük işlerin bile zor gelmesi
Psikomotor Ajitasyon
-
Yerinde duramama
-
Huzursuzluk
-
Sürekli bir iç sıkıntısı
Bu durum “isteksizlik” değil, beynin ve bedenin depresyona verdiği bir tepkidir.
Yorgunluk ve Enerji Kaybı: Bitmeyen Tükenmişlik
Depresyondaki yorgunluk, normal bir yorgunluk değildir.
-
Dinlenmekle geçmez.
-
Sabah kalkmak zor gelir.
-
Basit işler bile büyük bir yük gibi hissedilir.
Kişi kendini “tembel” ya da “yetersiz” olarak etiketleyebilir. Oysa bu, depresyonun en sık ve en yıpratıcı belirtilerinden biridir.
Değersizlik ve Aşırı Suçluluk Duyguları
Depresyon, kişinin kendine bakışını çarpıtır.
-
“Ben zaten yeterli değilim”
-
“Herkesi hayal kırıklığına uğratıyorum”
-
“Her şey benim suçum”
gibi düşünceler yoğunlaşabilir.
Bu suçluluk çoğu zaman gerçekçi değildir, ama kişi için son derece gerçektir. Özsaygı ciddi şekilde zarar görür.
Dikkat ve Karar Verme Güçlüğü: Zihinsel Sis
Depresyon, düşünme süreçlerini de etkiler;
-
Odaklanmak zorlaşır.
-
Okunan metin anlaşılmaz.
-
Karar vermek yorucu hale gelir.
Bu durum özellikle çalışanlar ve öğrenciler için ciddi işlev kaybına yol açabilir.
Ölüm ve İntihar Düşünceleri: En Ciddi Alarm
DSM-5’te yer alan bu belirti, mutlaka ciddiyetle ele alınmalıdır.
Bu düşünceler aşağıdakileri içerebilir.
-
“Keşke uyanmasam”
-
“Yaşamanın bir anlamı yok”
-
İntihar düşüncesi, planı veya girişimi
Bu noktada yalnız kalmamak, mutlaka profesyonel destek almak hayati önemdedir.
Tanıdan Önce ve Sonra: Bilinmesi Gerekenler
DSM-5’e göre ayrıca şu koşullar da değerlendirilir.
-
Belirtiler kişinin iş, sosyal ve özel yaşamını belirgin şekilde etkiliyor mu?
-
Madde kullanımı veya başka bir tıbbi durumla açıklanabiliyor mu?
-
Manik veya hipomanik dönem öyküsü var mı?
Majör depresyon;
-
irade eksikliği,
-
kişilik zayıflığı,
-
şımarıklık
değildir.
Bu, tedavi edilebilir, anlaşılabilir ve destekle iyileşebilen bir ruh sağlığı durumudur.
Eğer bu yazıda kendinizden ya da bir yakınınızdan parçalar bulduysanız, bu bir farkındalık adımıdır. Ve fark etmek, iyileşme yolculuğunun ilk adımıdır.
Yardım istemek güçsüzlük değil, kendine değer vermektir.
Simbians Platformu ile doğru ve güncel verimlilik ve sağlık bilgisinin erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Tüm içerikler sadece sağlık profesyonelleri ve tıbbi yazarlar tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynaklar
Amerikan Psikiyatri Birliği. (2014). Ruhsal bozuklukların tanısal ve istatistiksel el kitabı (DSM-5) (E. Köroğlu, Çev.). Ankara: Hekimler Yayın Birliği.

