Kronik böbrek yetmezliği (KBY), böbreklerin süzme kapasitesinin (GFH) aylar–yıllar içinde kalıcı ve geri dönüşsüz şekilde azalmasıyla ortaya çıkar. “Neden” dediğimiz şey çoğu zaman tek bir hastalık değil; böbreği uzun süre zorlayan, damar yapısını bozan, iltihapla yoran ya da idrarın akışını engelleyen farklı süreçlerin toplamıdır.
Bu yazıda, verdiğin listeyi tekrara düşmeden birleştirerek; nedenleri ana mekanizmalara göre grupladım ve her birini ayrıntılı ama öğretici şekilde açıkladım.
Kronik Böbrek Yetmezliği Neden Olur?
Damar Kaynaklı Nedenler: Böbreğin “Kan Hattı” Bozulunca
Böbrekler dakikada çok yüksek miktarda kanı filtreler. Bu yüzden damar sistemi kronik böbrek yetmezliğinin en kritik eksenidir.
Hipertansiyon (HT) ve Nefroskleroz
Yüksek tansiyon, böbrek içindeki ince damarları zamanla kalınlaştırır ve daraltır. Bu daralma;
-
glomerüllere giden kanı azaltır,
-
böbrek dokusunda skar (fibrozis) birikimine yol açar,
-
süzme birimlerinin bir kısmı kalıcı olarak kapanır.
Sonuç: “HT böbreği bozar; bozulan böbrek de tansiyonu yükseltir” döngüsü oluşur.
Renovasküler Hastalık
Böbreği besleyen ana damarlarda daralma (çoğunlukla ateroskleroz) olduğunda böbrek “kanım az” sinyali verir ve tansiyonu yükselten hormonlar artar. Bu durum uzun vadede böbrek dokusunda iskemiye bağlı kalıcı hasar oluşturabilir.
Kanamalar ve Dolaşım Bozukluğu
Büyük kan kayıpları veya dolaşımın yeterince sağlanamadığı durumlar böbrekte oksijen yetersizliği oluşturur. Tek bir olay bile ağırsa hasar bırakabilir; tekrarlar ya da uzun sürerse kalıcı hasara giden yolu açabilir.
Metabolik Nedenler: “Şeker ve Protein Yükü” Böbreği Nasıl Yorar?
Diabetes Mellitus ve Diyabetik Nefropati
Diyabet, kronik böbrek yetmezliğinin dünyada ve ülkemizde en önemli nedenlerinden biridir. Uzun süre yüksek kan şekeri;
-
glomerül içinde yüksek basınç (hiperfiltrasyon) oluşturur,
-
filtreyi oluşturan yapıları bozar,
-
idrarda protein kaçağı başlatır.
Protein kaçağı, yalnızca bir “bulgu” değildir; aynı zamanda böbrek dokusunda iltihabi yanıtı artırır ve skar dokusunu hızlandırır. Bu nedenle diyabette erken dönemden itibaren takip çok kritiktir.
Multipl Myeloma (Plazma Hücre Hastalığı)
Multipl myelomada üretilen anormal proteinler (serbest hafif zincirler) böbrek tübüllerinde birikerek;
-
tübülleri tıkar,
-
inflamasyon ve hasar oluşturur,
-
zamanla tübülointerstisyel nefrit tablosuna ilerleyebilir.
Bu hastalarda böbrek hasarı bazen hızlı başlar; kontrol altına alınamazsa kalıcı hale gelebilir.
Amiloidoz (Amiloid)
Amiloidde anormal proteinler dokularda birikir. Böbrekte birikim;
-
glomerüler filtreyi bozar,
-
belirgin protein kaçağı ve ödem yapabilir,
-
ilerledikçe böbrek fonksiyonunu kalıcı olarak düşürebilir.
İmmün ve İltihabi Nedenler: Nefrit ve Glomerül Hasarı
Glomerülonefrit (Kronik Glomerül Hastalıkları)
Glomerüller böbreğin “filtre ünitesi”dir. İmmün sistemin yanlış hedeflemesiyle glomerüllerde;
-
inflamasyon,
-
kılcal damarlarda hasar,
-
zamanla skarlaşma gelişir.
Kronikleşen glomerülonefrit, kronik böbrek yetmezliğine giden önemli bir yoldur. Belirti bazen sinsi olabilir: idrarda kan/protein, tansiyon yüksekliği, ödem gibi.
Tübülointerstisyel Nefrit
Bu durumda hasar daha çok tübüllerde ve çevre dokudadır. Uzun süren inflamasyon;
-
konsantre idrar yapma yeteneğini azaltır,
-
elektrolit dengesizliklerine neden olabilir,
-
kalıcı skar dokusu oluşturarak kronik böbrek yetmezliğine ilerleyebilir.
“Nefrit” Başlığı Neyi Kapsar?
Nefrit genel bir şemsiye terimdir; glomerüler (glomerülonefrit) veya tübüler/interstisyel (tübülointerstisyel nefrit) süreçleri kapsayabilir. Ortak nokta: iltihap → hasar → fibrozis → kalıcı fonksiyon kaybı zinciridir.
Enfeksiyonlar: Tekrarlayan Hasar Birikimi
Kronik Piyelonefrit ve Tekrarlayan Enfeksiyonlar
Sık tekrarlayan böbrek enfeksiyonları, böbrek dokusunda yara izi bırakabilir. Özellikle;
-
tekrarlayan ateşli idrar yolu enfeksiyonları,
-
reflü (idrarın böbreğe geri kaçması),
-
tedavisi geciken enfeksiyonlar
zamanla kalıcı hasarı artırır.
Enfeksiyonlar, tek başına bir sebep olabildiği gibi, altta yatan tıkanıklık/taş/retansiyon gibi durumlarla birleştiğinde risk daha da artar.
İdrar Akımının Engellenmesi: Obstrüksiyon ve Retansiyon
Böbrek “üretir”, idrar yolu “taşır”. Taşıma bozulursa basınç böbreğe geri yansır.
Obstrüktif Nefropati
Taş, tümör, prostat büyümesi, darlık gibi durumlar idrar çıkışını engelleyebilir. Bu engel;
-
böbrekte basınç artışı,
-
tübüler hasar,
-
zamanla kalıcı doku kaybı ile sonuçlanabilir.
İdrar Retansiyonu
İdrarın mesanede birikip tam boşaltılamaması, kronikleşirse böbreğe geri basınç oluşturur. Özellikle ileri yaş erkeklerde prostat ilişkili retansiyon kronik böbrek yetmezliği açısından göz ardı edilmemelidir.
Sıvı Kaybı ve “Düşük Akım” Durumları: Dehidratasyonun Gizli Etkisi
Dehidratasyon (Sıvı Kaybı)
Tek bir kısa dehidratasyon çoğu kişide kalıcı hasar bırakmaz; ancak;
-
ağır,
-
uzun süreli,
-
tekrar eden
sıvı kayıpları böbrekte “düşük kan akımı” dönemlerini artırarak hasarı biriktirebilir.
Bu başlık özellikle:
-
kronik ishal/kusma,
-
yetersiz sıvı alımı,
-
aşırı terleme
gibi durumlarda önemlidir.
Hematolojik Nedenler: Orak Hücreli Anemi
Orak Hücreli Anemi
Oraklaşan hücreler küçük damarlarda akımı bozar. Böbrekte bu durum;
-
medüller bölgede oksijenlenmeyi azaltabilir,
-
damar tıkanmaları ve mikrosirkülasyon bozukluğu yaratabilir,
-
uzun vadede böbrek fonksiyonlarında kalıcı düşüşe neden olabilir.
Bu grup, kronik böbrek yetmezliğine “damar + hipoksi” mekanizması üzerinden katkı verir.
“Akut Böbrek Yetmezliği Yapan Tüm Nedenler” Neden Kronik Böbrek Yetmezliği İçin de Önemlidir?
Bu cümle çok değerlidir: Akut böbrek yetmezliği (ABY) yaşayan herkes kronik böbrek yetmezliği olacak diye bir kural yoktur; ancak ABY;
-
tam düzelmeden kalırsa,
-
tekrarlarsa,
-
altta damar/diyabet/HT gibi zemin varsa
kalıcı fonksiyon kaybına zemin hazırlayabilir.
Yani ABY, bazı hastalarda kronik böbrek yetmezliğinin “başlangıç noktası” veya “hızlandırıcısı” olabilir.
Kronik böbrek yetmezliği tek bir nedenden doğmaz; çoğu zaman böbreğe farklı yollardan yük binen süreçler “birikerek” ilerler. Bu nedenle en doğru yaklaşım, nedenleri tek tek ezberlemekten çok aşağıdaki soruyu düşünmektir.
Böbreğe zarar veren mekanizma hangisi?
-
Damar mı?
-
Şeker/protein yükü mü?
-
İltihap mı?
-
Enfeksiyon mu?
-
Tıkanıklık mı?
-
Düşük akım/sıvı kaybı mı?
Bundan sonra bunları düşünerek kararlarımızı verelim…
Simbians Platformu ile doğru ve güncel verimlilik ve sağlık bilgisinin erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Tüm içerikler sadece sağlık profesyonelleri ve tıbbi yazarlar tarafından hazırlanmaktadır.
Kaynaklar
Türk Nefroloji Derneği. (2020). Kronik böbrek hastalığı tanı, izlem ve tedavi rehberi. Türk Nefroloji Derneği Yayınları.
Sağlık Bakanlığı. (2019). Türkiye böbrek hastalıkları önleme ve kontrol programı. T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü.
Akpolat, T. (2018). Nefroloji (2. bs.). Nobel Tıp Kitabevleri.
Süleymanlar, G., Ateş, K., & Seyahi, N. (2017). Türkiye’de kronik böbrek hastalığının epidemiyolojisi ve evreleme yaklaşımı. Türk Nefroloji Diyaliz ve Transplantasyon Dergisi, 26(1), 1–10.

