Transmissible Veneral Tümör (TVT) Nedir?
TVT, doğada bilinen en eski kanserdir. Ülkemizin de içinde bulunduğu birçok ülkede görülen ve diğer kanserlerden farklı olarak köpekten köpeğe bulaşabilen bir hastalıktır. Bu sebeple yurt dışındaki birçok araştırmacının ve özellikle Avrupa’daki profesörlerin oldukça dikkatini çekmektedir. Avrupa’daki birçok ülkede kontrollü üreme söz konusu fakat bu durum ülkemizde geçerli değil.
TVT’nin en büyük nedeni olarak bunu söyleyebiliriz. Sokaklardaki köpek popülasyonun kontrolsüzce artmasıyla birlikte yaygınlaşan bu hastalık fiziksel temas (doğrudan cilt ile), çiftleşme ve oral-nazal mukozayla da bulaşabilmekte. Metastaz oranı yaklaşık %7’dir. Bu oran erkek köpeklerde %16, dişi köpeklerde ise %2’dir. Yapılan araştırmalarda; deri altı doku, deri, lenf düğümleri, gözler, bademcikler, karaciğer, dalak, oral mukoza, hipofiz, periton, beyin ve kemik iliğinde metastaz tanımlanmıştır. Kliniklerimizde dişi köpeklerde TVT olgusuyla sıkça karşılaşırız.
Transmissible Veneral Tümörlerin Klinik Semptomları Nelerdir?
- Genital organda (vajina ve penis) karnabahar görünümünde kitleler
- Dokunulduğunda kolayca parçalanabilen yapı
- Dokuda düzensiz kalınlaşmalar
- Kanlı akıntı ve kanama
- Vajinanın deformasyonu
- Kitlenin kendine özel kokusu
- İlgili bölgede ülser
- Halsizlik
- İlerleyen olgularda anoreksi
- Kabızlık
- Cinsel isteksizlik olarak sıralanabilir.
Semptomlar erkek köpeklere göre dişi köpeklerde daha belirgindir.
Transmissible Veneral Tümör İnsanlara Bulaşabilir Mi?
Köpeklerimizi Bu Hastalıktan Korumak İçin Neler Yapabiliriz?
TVT insanlara bulaşan bir hastalık değildir.
Güncel araştırmalara göre kanser hücreleri sadece bir köpekten başka bir köpeğe bulaştığını, kedi ve diğer hayvanlara bulaşmadığını söyleyebiliriz. Korunma kısmında ise evcil hayvan sahiplerine büyük bir görev düşüyor. Köpeğinizin diğer köpeklerle temasından kaçınmalı. Bu temaslara koklama, yalama ve çiftleşmeyi örnek verebiliriz. Hatta başka köpeklerin kullandığı mama-su kapları, kulübe, battaniye gibi eşyalardan evcil hayvanınızı uzak tutmalısınız. Düzenli olarak dişi köpeğinizin jinekolojik muayenelerini yaptırmalısınız. En önemli korunma yöntemlerinden biri ise kesinlikle ovariohisterektomi yani kısırlaştırma operasyonudur.
Transmissible Veneral Tümör Tedavisi veya Aşısı Var Mı?
Öncelikle bu hastalığın aşısı yok. Çünkü TVT tümöral bir hastalıktır. Hastalığın tedavisi ise elbette var. Bunlar;
- Cerrahi müdahale
- Kemoterapi
- Radyoterapi
- Pasif immünite (bağışıklık) oluşturulması
Tedavi yöntemlerinden en sık kullanılanlar cerrahi müdahale ve kemoterapidir.
Cerrahi müdahalede, genellikle kemoterapinin yetersiz kaldığı büyük tümörler ya da kemoterapiye maruz bırakmamak için küçük tümörler için de ilk seçeneğimizdir. Fakat öncesinde köpeğinizin hematolojik değerleri göz önünde bulundurulmalıdır. Eğer kan değerleri ideal aralıklarda ise ve veteriner hekiminiz uygun görüyor ise operasyona alınabilir. Ancak bu yöntem sanıldığı kadar etkili değildir. Hastalığın tekrar etme olasılığı yüksektir.
Kemoterapi ise uzun ve sancılı bir dönemdir fakat hayvanların %86’sı tedaviye olumlu cevap veriyor. Hastamızın kan değerleri veteriner hekimler için oldukça önemlidir. Bunun nedeni ise kemoterapiye başlamadan önce hastamızın bağışıklık sisteminin güçlü olması gerekmektedir. Kan değerleri normal ise kemoterapiye başlayabiliriz fakat değil ise hastamızı yoğun bir ilaç tedavisine almalıyız. Genel durumunu stabilize ettikten ve kan değerlerine tekrar bakılıp kesin kanaat getirdikten sonra kemoterapi tedavisine başlayabiliriz. Kemoterapi uygulaması 7 günde bir yapılmakta ve her kemoterapi öncesinde mutlaka kan değerlerine bakılmaktadır. Eğer kan değerleri kemoterapi tedavisinin ortalarında ideal aralıklarında olmaz ise kemoterapiye ara verilir. Genel durum stabilize edilir ve tekrar kemoterapi uygulamasına devam edilir. Genellikle kemoterapi 4. veya 5. uygulamadan sonra tedavi sonlandırılır. Fakat bazı olgularda 7. uygulamaya kadar yapılabiliyor. Kemoterapi sırasında tıpkı insanlardaki gibi yoğun bir kıl dökülmesi ile karşı karşıya kalacağınızı belirtmek isterim. Bunun yanı sıra halsizlik, iştahsızlık ve yorgunluk gibi belirtileri de ekleyebiliriz.
Tedavisi tamamlanmış bir TVT’li köpek.
Özetle Transmissible Veneral Tümör (TVT) biz veteriner hekimlerin sıkça karşılaştığı ve büyük bir hassasiyet ile yaklaştığı bir hastalıktır. Düzenli jinekolojik muayeneler erken teşhis için ciddi önem taşır.